|
HABER
|
DÜNYA TİCARET MERKEZİ ENKAZINDA SAKLANAN BİRŞEY Mİ VAR?
Dünya Ticaret Merkezi enkazının araştırmakla görevli ekibin bürokrasiden şikayetleri bitmek bilmiyor. Bunlara şimdi de daha derin araştırma yapılamsını isteyen senatörler de katıldı. Bazı uzmanlar, hızla alınan enkazdan çıkan çeliğin geri dönüştürülmesi kararını dehşet verici olarak niteliyorlar. Araştırma ekibinin bir üyesi "mühendislerden oluşan bir 'hayal takımı' (dream team) kuruldu ve elleri kolları bağlandı" diyor...
|
|
26.12.2001 - The New
York Times - Bazı yapı mühendisleri ve yangın güvenliği uzmanları, 11 Eylül
günü uğradıkları saldırı sonucu çöken ikiz kulelerle ilgili yeterli ve detaylı
bir araştırma yapılmadığını iddia ederek, bağımsız ve daha iyi mali olanaklara
sahip bir araştırmaya başlamanın, gökdelenler ve geleceğin binaları açısından
çok önemli bulgulara ulaşılmasını sağlayacağını iddia ediyorlar.
New York'un iki senatörü Charles E. Schumer ve Hillary Rodham Clinton da daha geniş bir kapsamlı araştırma yapılması çağrısına destek veriyorlar. Geçtiğimiz Cuma günü yapılan bir ropörtajda Senatör Schumer, yeni bir soruşturmayı, sıradışı durumlar altındaki binalar için suçlu aramaktan çok "insanlara daha iyi bir gelecek hazırlamak üzere" desteklediğini söyledi.
"Bina yapım tarzlarını, boşaltma yöntemlerini etkileyebilir. Yeni bir Dünya'da yaşıyoruz ve herşey yeniden buna uygun olarak ayarlanmalı" diyor Schumer.
Bugünkü çalışmaları eleştiren uzmanlar -ki bazıları zaten araştırmanın bizzat başında bulunuyorlar-, mali kısıtlılıklardan ve sahayı temizlemekle yükümlü firmalarla eşgüdüm eksikliğinden yakınıyorlar. Şu anda görev başındaki ekibin mahkemeye gitme yetkisi bulunmazken, yardımcı eleman eksikliği ve binaların uygulama projelerine bile ulaşamamaktan şikayet ediliyor.
Bir jet yolcu uçağının çarptığı binanın yıkıcı hasara uğramasının "doğal" olduğu üzerine görüş birliğine varılırken, bilinmeyen bazı zaafların binaların çöküşüne rol almış olabileceği düşünülüyor.
Kulelerin döşemlerini taşıyan hafif çelik makaslar, makaslarla binaların taşıyıcı kolonlarının birleşim noktaları, yangıon korumasındaki muhtemel zaafiyetler gibi konular, son zamanlarda yangın güvenlik uzmanları ve mühendislerin daha çok ilgisini çekmeye başladılar.
Brooklyn Politeknik Üniversitesi Yangın Güvenlik Mühendisliği bölümü yöneticisi Joseph F.Russo, iki binanın çöktüğünü ama asıl sorunun bunun önceden tahmin edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi olduğunu düşünüyor. Ve tabi, tahmin edilirse, çöküşün önüne geçilip geçilemeyeceğini...
Binalarda hayatlarını kaybedenlerin bazı yakınları da daha geniş çaplı bir soruşturmanın gerekliliği üzerine seslerini yükseltmeye başladılar.
Henüz, istenilen geniş araştırmanın kesin kapsamı tanımlanmış değil. Ortak istek ise, yıkıntıların arasında saklı kalabilmiş bazı ipuçlarından dersler çıkarmak ve çöküşün kesin ardışık mekanizmasını çözerek, uçakların binaya girdiği andan sonra çöküşün gerçekleşmesinin önüne geçilip geçilemeyeceğinin araştırılması üzerine odaklanıyor.
Yeni bir araştırma yapılması istenirken, bazı inşaat mühendisleri zaten şimdiye kadar çok vahim bir hatanın yapılmış olduğunu söylüyorlar: çöküş sonrası oluşan kaos ortamında, çelik kolon, makas ve kirişlerin enkazının biran evvel geri dönüşümüne karar verilmesi. Bu enkaz, cevap arayan araştırmacıları önemli fiziksel delillere götürebilirdi.
Belediye başkanlığı yetkilileri ise, geri dönüşüm kararının kim tarafından alındığına ilişkin yazılı ve sözlü soruları yanıtlamayı reddediyorlar.
Enkazın kaldırılmasından sorumlu New York City Tasarım ve İnşaat Dairesi'nin sözcüsü Matthew G.Monohan "kent yönetimi geri dönüşümün makul bir karar olduğunu düşünüyor" diyor.
Araştırma ekibinde yeralan bazı mühendislerle -ki bunların arasında ülkenin en saygın isimleri de bulunmakta- yapılan röportajlarda, arştırma ekbinin karşılaştığı bürokratik engeller, bazı görgü tanıkları ile görüşmelerinin ve enkaz alanında yapmak istedikleri çalışmanın engellenmesi, polis ve itfaiye merkezleri kayıtlarına ulaşılamaması gibi konular ortaya çıkıyor
11 Eylül'ün hemen ardından kurulan araştırma ekibinin liderliğini Amerikan İnşaat Mühendisleri Birliği (ASCE) yaparken, finansman, Federal Acil Durumlar Yönetim Ajansı (FEMA) tarafından sağlanıyor. Ajans ve mühendisler arasında bazı cevaplara ulaşmak için yaşanan yarış da ciddi sorun yaratmış.
İsminin açıklanamasını istemeyen araştırma ekibinin bir üyesi "mühendislerden oluşan bir 'hayal takımı' (dream team) kuruldu ve elleri kolları bağlandı" diyor. Ekip üyelerinin üzerinde basına açıklama yaptıkları takdirde kovulacakları baskısı oluşturulmuş. "Herşey FEMA'nın kontrolü altında. Komik gelecek ama, bize parayı verip işimizi yapmamıza imkan tanıyın ve politikacıları uzak tutun yeter" diyor bir diğer ekip üyesi.
FEMA sözcülerinden John Czwartacki, ana görevlerinin kurbanlara, acil yardım ekiplerine yardım etmek ve kentin normal hayata dönüşünü sağlamak olduğunu söylerken, bir araştırma ajansı olmadıklarını ekliyor.
Yine de, Dünya Ticaret Merkezi'nin yapısal çöküşünü incelemekle görevlendirilen ajans, bu iş için şimdiye kadar 100,000 dolar harcamış. Czwartacki, finansmanın geri kalan bölümünün sağlanması için bahar aylarında hazır olması gereken ara-raporu beklediklerini söylüyor.
Czwartacki, bazı mühendislerden ve kurbanların ailelerinden Ulusal Ulaşım Güvenlik Dairesi'nin, uçak kazalarından sonra yaptığına benzer bir araştırma yapılması yönünde istekler geldiğini söylerken, çalışmanın bu tür istekleri yerine getirebileceğini düşünmediğini söylüyor.
Czwartacki, araştırma ekibinin gerek duyduğu bilgilere ulaşamadığını söylemek içinse henüz erken olduğunu ifade ediyor. Hangi araştırma yapılırsa yapılsın, binalar çökmeseydi kaç kişinin kurtarılabileceği kesinlik kazanmayacak, çünkü pek çok kişi yanan üst katlarda hayatını kaybetti.
Bilinmeyenlerin büyüklüğüne rağmen, mühendislerden, yangın uzmanlarından ve New York ile ülke çapındaki profesyonel örgütlerden pek çok konuda araştırma yapılması için çağrılar gelmekte.
San Francisco Ulusal Mühendislik Akademisi'nden Loring A. Wyllie Jr., istediklerinin derinlemesine bir araştırma ya da yeniden değerlendirme olduğunu söylüyor. Depremden sonra yıkılan pek çok binayı incelediğini söyelyen Wyllie, yeni çalışmanın, bina yapım yöntemlerini eleştirici ve daha güvenli yapılara ulaşıcı nitelikte olması gerektiğini söylüyor ve ekliyor "Northridge depreminden sonra yapılan yoğun araştırma çalışmaları önemli yapısal gelişmelere neden oldu."
Brooklyn Politeknik Üniversitesi'nden Russo da, yeni ve yoğun bir araştırmanın "mutlak gereklilik" olduğunu söyleyerek, elde edilecek bulgularla yüksek katlı binaların güvenliğinin arttırılması ile yapılacak masrafların misliyle karşılanacağını iddia ediyor. Diğer uzmanlar da daha geniş bir bakış açısından bakarak, Dünya Ticaret Merkezi'nin yanıdaki 47 katlı binanın yıkılışı üzerine yapılacak araştırmalar ile mühendislik ve yangın şartnamelerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorlar.
Bina ve yangın güvenliği üzerine çalışan ulusal örgütler, federal hükümete binaların terörist saldırılara karşı güçlendirilmesi araştırmaları ve mevcut standartların revize edilmesi için, yılda 15 milyon dolarlık bir bütçe ayrıması yönünde baskı yapıyorlar.
ASCE 15 Kasım'da kaleme aldığı bir yazıda "Bu olaylardan çıkarılacak derslerin belirlenmesi için acil ve kritik bir gereksinim vardır" diyor.
Diğer felaketlerde, FEMA, Ordu Mühendisler Birliği (ACE) ve diğer federal ajanslar temizleme ve araştırma kararların alınmasında kilit rolleri üstleniyorlardı. Ancak daha işin başında, New York'taki olayın şimdiye kadar uğraşageldiklerinden çok daha farklı bir mühendislik ve inşaat boyutu olduğu anlaşıldı.
Dünyanın gözü önünde yapılan bir kurtarma çalışmasının ardından, 300.000 ton çeliğin temizlenmesi acilen bir geri dönüşüm kararı alınıverdi.
Maryland Üniversitesi yangından korunma mühendisliği bölümünden Dr. Frederick W. Mowrer, bu kararın binalarda yapılacak detaylı araştırmayı sonsuza dek engellediğini düşünüyor. Mowrer, "Potansiyel olarak bu kadar önemli verilere ulaşabilecek delililerin kaldırılmasına ve geri dönüşümüne ilişkin kararı, dehşet verici buluyorum" diyor.
New York City Tasarım ve İnşaat Dairesi'nin sözcüsü Matthew G.Monohan ise, araştırma ekibi üyelerinin sahaya girişlerine ve çelik enkazı incelemelerine izin verilegeldiğine işaret ediyor.
Bazı uzmanlar, çöküş mekanizmasının kesin olarak çözülmesi için, uçakların girdiği katlardan elde edilecek çelik örneklerinin incelenmesini ve hatta kullelerin bazı kesitlerinin tekrar inşa edilmesini öneriyorlar.
Tüm bunların yanında, binaların strüktürel uygulama projelerinin bile elde edilememiş olması ayrı bir soru işareti.
|
YapiWorld 26.12.2001 |
|