Prof.Dr.Uğur KAYNAK*
Deprem Şiddet Haritası 'nın hazırlanması ve yeni deprem verilerine göre yenilenmesi bu konu ile görevli kamu kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Yeni deprem ve zemin verilerinin göz önüne alınmadığına, yörede yaşayanların can güvenliğinin, yapı betonarmesinde kullanılan birinci derece şartlarına uyulmadığı için, önemsenmediğine dair önemli örnekler sunuyorum.
|
Önerilen Düzeltilmiş Harita |
Örnek.1. Trakya.
Yöre için asıl önemli olgu Trakya çukurluğunu dolduran ve yüzeyde görülen
Danişmen, Çakıl veya Ergene diye adlandırılan plastik özellikli katmanların,
deprem dalgalarının genliklerini (deprem dalgasının gidip gelme boyunu) yörede
sekiz kat artırabilmektedir. Deprem şiddet haritası hazırlanırken ölümcül
depremler üretebilen ana tektonik hatlar takip edilerek, bazan düz cetvelle
bazan eğri cetvelle, oransal uzaklıkta dilimler ayrılmış ve numaralanmıştır.
Oysa şiddet kavramı zemin büyütmesi ve dolayısı ile hasar derecesi ile de
ilişkilidir. Dolayısı ile çizgisel odaklara uzaklıkla birlikte, jeolojik yapı
da göz önüne alınmalı idi. Bu çerçeveden bakıldığında Trakya'nın deprem şiddet
haritasında büyük yanlışlıklar yapılmış olduğu görülür. Örneğin Şiddet Haritasının
Trakya kısmı düzgünlendiği takdirde Güngören, Bağcılar, Hadımköy, Çerkezköy,
Saray, Lüleburgaz ve Havza'nın birinci dereceye, Vize, Kırklareli ve Edirne'nin
ikinci dereceye... yükseltilmesi gerekir. Bu sonuca yörede yapılmış yüzden
fazla zemin etüdlerinin birleştirilmiş sonuçlarından yararlanılarak ulaşılmıştır.
Örnek.2. Kuzey Doğu
Anadolu Fay Zonu.
Bu yöre genellikle 30 - 50 m kalınlıklı yeni volkanik kayalarla kaplandığı
için gözlemsel olarak fay hattının izini sürmek olanaksızdır. Örtülü Fay hattı
izlemenin tek yolu deprem yeryüzü merkezlerini haritaya işlemektir. Bu yörede
Varto - Horasan, Narman - Şenkaya - (Yurt Dışında) Spitak ve Baku depremleri
meydana gelmiştir. Bu depremlerin oluşturduğu hatlar bilinmeyen "Kuzey
Doğu Anadolu Fay Zonu"nu bilinir hale getirmişlerdir. Bunların yeryüzündeki
işaretleri bir çizgisellik göstermemektedir. Erzurum, Pasinler, Hasankale,
Horasan faylarının hepsi bu zon içerisinde kalır. Bu fay zonu da Doğu Anadolu
ve Kuzey Anadolu Fay Hatları gibi ölümcül ve yıkım riski taşıyan depremler
üretmiştir. Böyle olduğu halde Kuzey Doğu Anadolu Fay Zonu hâlâ ikinci derece
Deprem Şiddet Dilimi içerisinde gösterilmektedir. Bu söylemler doğal olarak
bir taslak niteliğindedir. Nihai düzgünlemelere arazi çalışmalarında ulaşılır.
Örnek.3 Taşucu.
Taşucu'nda kalın kireçtaşı katmanlarının denize daldığı görülünce Şiddet Konturları
da denize daldırılmış olmalı. Halbuki Nükleer Santral baskısı olmadan burada
da Kıbrıs'la Taşucu arasından geçen fay dikkate alınarak sahilde birer derece
yükselme yapan kapanımlar oluşturulmalıdır.
Örnek.4. Çukurova.
Yörede birinci derece ayırılırken Güney Doğu Anadolu Bindirmesi ve Lut Transformu
gözönüne alınmıştır. Oysa Misis ve Klikya fayları da etkindir. Trakya'daki
gerekçeler burada da aynen geçerlidir.
Deprem Şiddet Derecesi
yapının statik hesaplarına doğrudan alınmaktadır.
Bilindiği gibi birinci derece deprem diliminde, zemini ile uyumsuz yapılarda
yıkım riski vardır.
Bu son cümle, bu yörede
yaşayanların büyük bir depremde hayatta kalıp kalmamalarını kontrol etmektedir.
Dolayısı ile Deprem Şiddet Haritalarındaki yanlışlıklar ve ihmaller hayatımızla
oynamaktadır.
*Uğur Kaynak ,1939 yılında Elazığda Doğdu, İ.Ü.F.F.'den 1965 'te Mezun oldu, Etibank'ta, Fırat Üniversitesinde çalıştı. Kocaeli üniversitesinden kadrolu profesör olarak emekli oldu. 16 adedi depremle ilgili olmak üzere farklı konularda 37 yayın yaptı.