|
ARAŞTIRMA
|
BODRUMDAKİ PERİYODİK DENİZ SALINIMI
Nisan-2002
17.Nisan.2002 Tarihi itibarı ile yazılı ve görsel medyadan Bodrum İlçemizle ilgili ilginç bir haber yayınlandı. Tabiidir ki ben de bu olayın yorumunu yapman duramam. Yorumunu yapmalıyım zira bizim kuşak jeofizikçileri bu günkülere nasip olmayan zenginlikte bir Oceanography (Okyanus Çizimi) dersi okumuştuk. Şimdi o ders burada lazım oldu.
Ünlü Cebelitarık (Gibraltar)
boğazında iki türlü akıntı yer alır. Bunlardan birisi Akdenizin tuzlu sularının
dip akıntısı, diğeri ise Atlas Okyanusunun daha az tuzlu sularının Akdenize
aktığı yüzey akıntısı. Bunlar Çanakkale ve İstanbul boğazlarında da olduğu
gibi birbirine karışmadan akarlar. Fakat Eski Dünyanın batı sahilleri, özellikle
Biskay Körfezi örneğinde olduğu gibi, Ayın ve Güneşin Gravitatif etkileri
ile Yeryüzünde en şiddetli Gel-Git olaylarına sahne olur. Bu gel-git yükselti
farkı Biskay Körfezinde bazan 12 m'yi bulur. Bu nedenle Cebelitarık Boğazından
her 13.5 günde bir yön değiştiren ikinci bir akıntı oluşur. Buna akıntı dememek
gerekir. Zira bu olayda her Med periyodunda 13.5 günde bir yaklaşık 80 km³
Atlantik suyu Akdenize geçerken diğer 13.5 günlük cezir periyodunda yaklaşık
79.5 km³ su Attlantik'e geri döner. Aradaki fark ise Akdeniz'in buharlaşmasında
kullanılan su kaybını karşılar.
İşte bu Med-Cezir hareketi Şekil-1.de verilen düzene uygun bir rezonant salınım
oluşturur.

Şekil-1. Atlantikte oluşan Med Cezir Dalgalarının Akdenizdeki
etkisi.
Bu sistemde Cebelitarık Boğazı bir osilatör görevi yapar. Sistem duran dalgalar şeklinde çalışır. Yani karın ve düğüm noktaları sabittir. Bu düşey salınım hareketinin sonucunda Akdenizde oluşan Muazzam dalga boylu fakat inanılmaz küçük genlikli (0.5 m kadar) salınımlar bazan buharlaşma farklarına, bazan dip akıntılarına, bazan hakim rüzgarlara yenik düşerler. Bu durumda aylarca hatta yıllarca bu salınımlar gözlenemeyebilir. Tabi tahmin ettiğiniz gibi şartlar uygun olduğunda meydana çıkar. İşte o zaman Bodrumda ve Trablusgarb'ta vs de, sözü edilen salınımlar hissedilir. Eğer sistem birkaç gün daha canlılığını koruyabilirse daha da heyecan verici bir biçimde İskenderun Körfezinde Deniz Çekilmesi olayı yaşanabilir. Bu olay İskenderunlular için hiç de sürpriz değildir. Her yıl az ya da çok deniz çekilmesi olayları yaşanabilmektedir.
Bu olayın Bodrum açıklarındaki
bir deprem hazırlığı adına olduğunu söyleyenler yanılırlar. Zira,
Deniz tabanında
1.Yamaç Kayması (heyelan)
2.Çökme (graben)
3.Volkanik aktivite
olmaksızın deniz yüzeyinde depremsel su hareketi olmaz. Dikkat edilirse yukarıda "Deniz tabanında deprem" diye bir seçenek yok. Çünkü Bazı deniz tabanı depremleri çöküntüye veya hayelana neden olduklarında ancak tsunami olur. Diğer taraftan Heyelen veya çökme olmasa da, tam deprem anında fay çatlağı açıldığı için içine bir miktar deniz suyu alıp deprem bittiğinde kapanınca yaniden dışarı fışkırtır. Bu olay ise küçük ölçekli tsunamiye neden olur. Değilse en büyük deniz depremi dahi denizde sadece birkaç dakikalık "çalkantı" biçiminde etkinleşir.
Depremsel su hareketi ise periyodik olmaz. Yani medyada yazıldığı gibi 45 dakikada bir tekrarlama yapmaz. Tekrarlasa bile aperiyodiktir.
Bütün bu yukarıda yazılanlar
Belki bodrumluları bir derece sakinleştirebilir. Ancak bu yazının Bodruma
yönelik bu relaks işlevinden daha da önemli bir uyarısı var.
Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin denizci evlatları!. Siz siz olun
böyle bir deniz çekilmesinde, ahaliye, yat limanlarına veya balıkçı barınaklarına,
-Kentimiz halkına önemle duyurulur. Denizde garip hareketler başladı. Açıklarda
deprem tehlikesi var. Mecbur olmadıkça limanı terketmeyiniz!
Demeyin. Bu söylem, depremde Türkler evin alt katlarına koşarken Japonların yukarı katlara seğirtmesi anekdotunu çağrıştırıyor.
Bodrumdaki 0.5 m lik salınım deprem işareti değildir. Açık denizde deprem oldu işareti kesinlikle ani deniz çekilmesi ve iki üç dakika sonra tekrar geri dönmesi biçiminde oluşur. Deniz aynı seviyesine geri dönerse bu olay med-cezir salınımıdır. Fakat kudurmuş gibi dikilerek geri dönerse bu olay açık deniz tabanı depreminden kaynaklanan bir Tsunamidir. Böyle bir deniz tabanı depremi işareti alındığında, "ki bu kesinlikle ani deniz çekilmesi olarak başlar" derhal limandaki bütün teknelerin olabildiğince hızla denize açılmaları anons edilmelidir. Çünkü çok uzun dalga boylu deniz salınımları, açıklarda, sandalı bile rahatsız edemez. Limanda kaldıklarında ise en iri yarı tekleler bile kaldırılıp karaya sürüklenebilirler. Ya da dalgalar 5-6 m gibi küçük boyutlu olduklarında ufak tekneler bağlandıkları yere çarpa çarpa parçalanabilirler. Yani deprem dalgası anons edildiğinde bütün teknelerin hemen açıklara demirlemesi gerekmektedir. Japonlar öyle yapıyor deyince mi inanılacak. Benden söylemesi.
_________________
*Uğur Kaynak ,1939 yılında Elazığda Doğdu, İ.Ü.F.F.'den 1965 'te Mezun oldu, Etibank'ta, Fırat Üniversitesinde çalıştı. Kocaeli üniversitesinden kadrolu profesör olarak emekli oldu. 16 adedi depremle ilgili olmak üzere farklı konularda 37 yayın yaptı.