|
ARAŞTIRMA
|
MARMARA'NIN TABANINDA NELER OLUYOR-II?
Prof.Dr.Uğur KAYNAK*
Ekim-2001
Önceki çalışmamda** Marmara Denizinin, depremin zamanı hakkında anlamlı episantr kümelenmeleri ile ip uçları verdiğinden söz etmiştim. Marmara denizinin 1999 depreminden sonra meydana gelen artçı depremlerinin etkileri giderek azalsa da hâlâ yer yer devam etmektedir. Marmara fayının sismik gap izi (sismik bakımdan etkin olduğu bilinen bir çizgisellik üzerindeki sismik boşluk) üzerinde, bu artçı etkinliğin hemen hemen hiç olmadığını kabul edelim. (Bu çizgi üzerindeki Adalar depremi , Tekirdağ depremi vs.nin bağımsız depremler oldukları Sevgili IŞIKARA tarafından da yazılı ve görsel medya'da açıklanmıştı.)
Ancak 01.01.2001 tarihinden 16.10.2001 tarihine kadar geçen 9.5 aylık sürede, pratikman bu temiz bölgede, aşağıda verilen episantr haritası oluşmuştur. Bu oluşum, 1999 depreminden önce de sonra da suskun olan sismik boşluk bölgesinde meydana geldiği için, bu depremlere bence artık öncü depremler demek zorundayız.
![]() Şekil-1 Anlamlı Depremler |
Harita'da "Boğaz Önü Üçlü Eklem Kilit'i" olarak tanımlanan kırmızı nokta, KAFZ'nun en Kuzey kolu'nun bedavacılık yaparak gelip yerleştiği Marmara'nın tabanındaki, kabuk derinliklerine kadar etkinliği olan, 120° lik bir ek yeridir. Ancak kilit kırıcı depremler burada değil de Küçük Çekmece önlerinde yer almaya başlamıştır. Belki de bunun nedeni, kilitin güney kompartmanındaki köşeli parçanın, yüzlerce yıldan beri her depremde üçer beşer metre batıya doğru kayması sonucunda, giderek daha fazla ezilen köşenin hâlâ kuzeye yaptığı zorun (stresin) etkisidir. Eğer öyle ise haritadan ölçtüğüm kadarı ile sözü edilen dirsek, yaklaşık 20 km'lik bir yer değiştirme yapmıştır. Bu durumda Kuzey Anadolu Fay Zonunun batıda saçaklanan;
1)Mudurnu-Taşkesti-Göynük-Taraklı-Yenişehir-Bursa-Ulubat-Manyas,
2)Abant-Mudurnu Suyu Vadisi-Geyve-Pamukova-İznik-Gemlik-Erdek,
3)Düzce-Hendek-Sapanca-Gölcük-Karamürsel-Yalova, (Anakol'un Uzantısı)
4)Gebze Açıkları - Tuzla Açıkları - Adalar Açıkları - Boğaz Açıkları - Çekmece
Açıkları - Silivri Açıkları - Marmara Ereğlisi Açıkları - Tekirdağ Açıkları
- Uçmak Dere - Saroz Körfezi - Gökçeada Açıkları (Kuzey Kol)
olarak belirlenen 4 adet kolu vardır.
Diğer taraftan Karacadağ-Karadağ-Melendiz-Erciyas=220 km. ve Ağrı-Tendürek-Süphan-Nemrut=220 km olarak ölçülebilen toplam atım (bu da ayrı bir konu), miyosendeki çarpışmadan sonra 22 milyon yıla bölünürse ortalama yıllık atım 1 cm, bunun kuzey koluna düşen payı ise 1 cm / 4 = 0.25 cm olur. Kilit dirseği 20 km yol aldığına göre kuzey kolun yaşı 8 milyon yıl olarak bulunur. Bu durumda Boğaz açılırken oligoseni kestiğine göre KAFZ'nun kuzey kolu, Marmara açıldıktan çok sonra bulduğu en zayıf eklem yerine miyosen'in sonunda gelip yerleşmiştir.
Marmara'nın tabanı, bundan önceki depremi tam yedi yıl önce şekillendirmişti diyebiliriz. (Bakınız 1994 yılı Marmara Episantr Dağılım Haritası.) Şekil-1'deki bu anlamlı depremlere bakınca beklediğimiz depremi de (eğer aynı işlev geçerli olursa) yedi yıl sonra çalıştırabilir" dediğimizde, depremin zamanı en azından 2007 yılı olarak karşımızda durur!
Durur da ne olur?
Ne olacak, Sadece İstanbul'da
veya Tekirdağ'da değil, Birinci derece deprem bölgelerinde yaşayan Bilinçli
bir toplum, var olan yapılarının durumunu inceletir. Gerekirse zemine,
gerekirse, temele ya da gerekirse yapıya iyileştirici önlemler uygulatır.
Yeni yaptıracağı inşaatını depreme dayanıklı projelendirir ve yaptırır. Bilinçli
bir özel sektör, prefabrik kolonların üzerindeki 20 cm lik çıkıntıya oturtulmuş
geniş açıklıklı demir putrel çatı birimleri, makinelerin ve işçilerin başına
çöktüğünde, makinelerin önemi olmadığını ancak, kalifiye işçinin çok zor yetiştiğini,
ve can kaybının ise dönüşü olmadığını bilerek fabrikasını kontrol ettirir,
önlem aldırır. Hatta Bilinçli bir devlet, yol , su, enerji, alt yapı,
vergi indirimi ve teşvik silahını ranttan yana değil, halktan yana kullanır.
Bilinçli bir devlet, depremden hiç ders almadığını gösterircesine, "Afet
İşleri Genel Müdürlüğünün neredeyse tamamı jeologlardan oluşan kadrosunun,
meslek taassubunu da aşan ve olayı pasta paylaşımı olarak gören gözlüğünün
altından yazdığı" jeofizikçileri ve sismik zemin etüdlerini yok sayacak
sınırlamalar getiren yönetmeliklerine alet olmaz. Örneğin o zaman, Aydın Bayındırlık
Müdürlüğü, Didim Belediyesine gönderdiği yazıda "Didim'de Jeofizik Zemin
Etüdü yapılamaz" diyemez. Diyemez mi ?
-----------------
*Uğur Kaynak ,1939 yılında Elazığda Doğdu, İ.Ü.F.F.'den 1965 'te Mezun oldu, Etibank'ta, Fırat Üniversitesinde çalıştı. Kocaeli üniversitesinden kadrolu profesör olarak emekli oldu. 16 adedi depremle ilgili olmak üzere farklı konularda 37 yayın yaptı.
** Bakınız: www.yapiworld.com (Deprem sayfaları: Kaynak,U.,Marmara Denizinin Tabanında Neler Oluyor?)