YapiWorld
HABER

 

GELECEĞİ İNŞA ETMEK

Dünya Ticaret Merkezi'nin yerine ne inşa edileceği tartışmalarına Chicago'lu mimarlar da katıldı. Oklohoma City'de 1995 yılında meydana gelen bombalamadan sonra, yeniden yapılanmada yaşanan tecrübelerin, New York için de önemli bir yol gösterici olup olamayacağı tartışmaya açıldı...

 


River Rose - Battery Park City

10.10.2001 -Chicago Tribune - Chicago'lu mimarlar, güney Manhattan'ın yeniden yapılanması için için tamamen farklı bir görüş ortaya koyuyorlar.

Carol Ross Barney, bir trajedinin ardından yeniden inşa etme üzerine daha farklı deneyimlere sahip. Firması Ross Barney + Jankowski, 168 kişinin öldüğü 1995 yılındaki bombalamadan sonra, Oklohoma Federal Binasının yerine inşa edilecek bina için açılan yarışmayı kazanmıştı.

New York şehri, yıkılan Dünya Ticaret Merkezi yerine inşa edilcek yeni yapıyla ilgili ilk adımları atmaya başlarken, ticaret merkezi alanını kiralamış olan Silverstein Properties de, İstanbul Hilton'un da mimarı Skidmore, Owings and Merrill (SOM)'un New York ofisinden Davig Childs ve Cooper Robertson Architects'ten Cooper Robertson ile yeniden inşanın koordinasyonu üzerine anlaştı.

Barney ve diğer Chicago firmaları ise yeniden inşa üzerine kendi fikirlerini paylaşmak istiyorlar. Onlara göre yeni inşa edilecek yapılar, terörist saldırılardan evvel o alanı kaplayan simge 110 katlı ikizler de dahil yapılardan tamamen farklı bir vizyona sahip olmalı.

Cooper ise, daha önce Dünya Ticaret Merkezi alnından tamaen farklı bir şehircilik alanına sahip, New York Battery Park City'nin planlamasını yapmıştı. Düny aTicaret Merkezi masif devasa kütleli tamamen ofis ve ticaret merkezi olarak planlanmışken, Battery Park çok daha şehire entegre olabilecek çizgilere sahip.

Battery Park'da, ofis binaları az katlı konut binalarının yanında yer alırken, mağazalar serbestçe dağıtılmış ve bölge parklar ile özel peyzaj düzenlenmesine sahip yürüyüş yolları tarafından bezenmiş.

Chicago Perkins & Will'den tasarım şefi Ralph Johnson da Dünya Ticaret Merkezi alanına Battery Park türü bir yapılaşmayı destekliyor: "Tabii ki tüm bölge dikkate alınmalı ama inşaat alanına yapılacak yapılar daha homojen şekilde dağıtılmalı" diyor. Kulerlin yerini boş bırkamak ya da bir naıt yapmak yerine, yaşayan bir anıt inşa etmenin önemini vurguluyor Johnson ve ekliyor: "Binanın kendisi bir anıt olmalı."

Danışılan Chicago'lu mimarların hiçbiri, New York eski belediye başkanı Ed Koch'a ait olan İkiz Kululerin aynen yeniden inşa edilmesi fikrine katılmıyor.

John Hancock Binası ve Sears Tower gibi Chicago'nun en yüksek binalarının mimarı SOM Chicago'dan emekli Bruce Graham da, ikiz kuleleri aynen inşa etmenin Chicago Kumsallarında Pantheon inşa etmeye benzeyeceğini ve ne anlamlı ne de uygun olacağını ifade ediyor. Graham'a göre tekrar o kadar yüksek inşa etmeye gerek yok : "New York'un yeni simgeleri olacak estetik binalar yapılabilir."

Graham, New York'un ihtiyacı olan daha fazla açık hacimli bir yapılaşmayı önerirken, bunun aynı zamanda da itibarlı bir anıt olması gerektiği görüşünde. İşi üstlenecek mimarın Park Avenue'yu örnek alması gerktiğini de eklliyor.


Yeni Murrah Binası - Oklahoma

Barney de, New York'un yoğunluğunun ve tahmini 5500 kişilik ölü sayısının, konuyu Oklahoma City'den oldukça farklı bir platforma oturttuğunu söylüyor. Yine de Oklahoma örneğinin verdiği en büyük dersin, geçmişi yeniden yartmak olmadığının da üzerine basıyor. Oklohoma'da çalışanların, bir yeraltı sığınağında yaşamak istemediklerini ve binanın bir abideye dönüştürülmesinden hoşnut olmayacaklarını söylerken, yeni binanın geleceğe bakması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatıyor, Barney.

Oklohoma City'de, eski Murrah Binası alanı bir anıt için ayrılırken, yeni bina komşu parsellerden birinin üzerine inşa edilmiş. Barney'nin binası, gelecek yıl tamamlanacak ve hükümet binaları için bombalamadan sonra getirilmiş yeni güvenlik kurallarını bünyesinde toplayacak. Diğer unsurların yanında, yeni bina eskisinden daha alçak ve bombalamaya dayanıklı güvenlik camları gibi yeni güçlendirme öğeleri içeriyor.

YAPISAL KONULAR

Barney'in deneyimleri, ikiz kulelere yapılan saldırılardan sonra, özellikle binaların acil boşaltma özelliklerinin tekrar gözden geçirilmesini söylüyor. Bunun yanısıra, kulelerde gözlenen ardışık çökme mekanizmalarına karşı ek tedbirler de alınmalı. Barney'e göre, ikiz kulelerden arda kalan boşluk derhal doldurulmaya başlanmalı.

Binaların neye benzemeleri gerektiği ise bir diğer soru. Yeni bir ofis binası mı olacak? SOM Chicago'nun tasarım ortaklarından Adrian Smith'e göre bu çok zor. Smith "Anıtsal ve ticari bir yapı kombinasyonunu oluşturmak son derece güç" diyor. Bunun yerine, kulelerin bir zamanlar yükseldiği alanda, bir tür anıt yapılması gerektiğini düşünüyor. "Aynı yerde bir inşaat yapmayı hayal bile edemiyorum. İnsanlar oraya gidip kayıplarını anabilmeli. Bu olay hiç olmamış gibi davranamayız" diyor Smith. Smith'e göre, yapılacak binalar, anıtı çevrelemeli. Smith konuyu, felaket üzerine bu ay toplanması kararlaştırılan Yüksek Binalar Konseyi toplantısına götürecek. Toplantının ana konusunu da mimari güvenlik tedbirleri oluşturacak.

PLANLAMA DEĞİŞİKLİKLERİ

Hemen herkes, yapılan saldırıların kule inşaatlarının geleğini bir şekilde etkileyeceğinde birleşiyor. En azından, mimarlar binaların acil boşaltma standartlarında değişiklikler bekliyorlar. Şu anki durumda, standartlar sadece birkaç katta meydana gelen yangına karşı önlem getiriyorlar. İnşaat standartları da, kolonların yangına dört saat dayanabilmesini sağlamak üzere değiştirilebilir. Döşeme taşıyıcı sistemleri de en az iki saat yangına dayanıklı olarak yeniden tasarlanabilecek. Bu standartlar değiştirildiğinde, binalar olmasa bile içindekilerin boşaltılması sağlanabilecek.

AŞIRI ISINMA ETKİLERİ

Binaların iç taşıyıcı çekirdeğini, dış cepheye bağlayan elemanların ve kolonların aşırı ısınmaya dayanamadıkları biliniyor. Bu yükseklikteki ısıya ekonomik olarak dayanabilecek bir malzeme de bugün itibarı ile bilinmiyor. Smith, binanın dış cephesi ile çekirdeğini bağlayan elemanlar için İngiltere'de kullanılan standartların amerika'dakilerden daha sert olduğunu ve en azından yeni çalışmalarda bunun araştırılması gerektiğini söylüyor.

New York içinse Barney "İnsaların neyi kabullenebileceğini gözönüne almalıyız. İnsanların içinde rahatlıkla çalışabilecekleri binalar yapmalıyız" diyor.

Teröristler için hedef olabilecek bir yüksek binada çalışma korkusu, yatırımcıları da etkilemekte. Gelecekte yapıalcak binalarda bu etki ortaya çıkacak gibi gözüküyor. Bir zamanların prestij yapıları olan gökdelenler, boş ve alakasız semboller haline dönüşebilir. Her ne olursa olsun, aşağı Manhattan bir daha asla eskisi gibi olmayacak.

 

 


YapiWorld 10.10.2001